Doğumsal anomaliye karşı mücadelesiyle diğer hastalara umut oluyor

Doğumsal anomaliye karşı mücadelesiyle diğer hastalara umut oluyor
Doğumsal anomaliye karşı mücadelesiyle diğer hastalara umut oluyor

Çift taraflı dudak damak yarığı anomalisiyle dünyaya gelen 31 yaşındaki Velican Acun, tecrübelerini içeren paylaşımlar yaptığı sosyal medya hesaplarından kendisiyle benzer durumda olan kişilere ulaşarak, yol göstermeye çalışıyor.

Henüz 3 aylıkken dudak damak yarığı anomalisi teşhisi konulan ve 6 aylıkken dudağı kapatılan Acun, tedaviye küçük yaşlarda çeşitli sorunlar nedeniyle ulaşamadı.

Hayatı Ankara’da harçlık biriktirmek için çalışmaya başladığı Veteriner Hekim Mert Dağlıkoca ile tanışmasıyla değişen Acun, Prof. Dr. Figen Özgür ile temas kurulmasının ardından tedavi olmaya başladı.

10 yıllık süre içerisinde çok sayıda ameliyat geçiren ve tedaviye çok geç başlanmasına rağmen iyi sonuçlar alınan Acun’un operasyonlar sayesinde deformitesi büyük oranda giderildi.

Yaşadıkları üzerine kendisiyle aynı sorunu yaşayanlarla ailelerine erken teşhis ve tedavinin önemini anlatmak için kolları sıvayan Acun, şimdilerde sosyal medya hesapları üzerinden farkındalığı artırmaya yönelik içerikler paylaşarak yol gösterici olmaya çalışıyor.

“ÇOCUKLUĞUMU, GENÇLİĞİMİ BENİ İNCELEYEN GÖZLERLE GEÇİRDİM”

Tecrübelerini, bu süreçte yaşadıklarını anlatan Velican Acun, damak dudak yarığı anomalisinin ilk müdahalesinin ve ardından gelen operasyonların birçoğunun plastik cerrahlar tarafından yapıldığını ve bu tedavilerde zamanlamanın, dolayısıyla da ailelerin bilinçli olmasının çok önemli olduğunu söyledi.

Acun, insanların çoğunlukla meraktan kendisini inceldiğini belirterek, şöyle konuştu: “Ama rahatsız ettiğini fark etmiyor. Ben çocukluğumu, gençliğimi sokakta sürekli beni inceleyen gözlerle, ‘Senin ağzına ne oldu?’ sorusuyla geçirdim. Tedavilerle yüzüm düzelmeye başladıkça soru ‘Trafik kazası mı geçirdin?’e dönüştü. Bu anomaliye sahip olmanın getirdiği en büyük sıkıntı bedenen, zihnen sağlıklı olmanıza rağmen ağız çevrenizin görünüşünden dolayı ayrımcılığa uğramanız. Askerlik muayenesinde istersen askerlik yapmayabilirsin dediler, yaptım üstün hizmet belgesi alarak döndüm. Askerlikten muaf sayılabileceğim söylendi. Bu bireylerin hiçbir farkı olmadığını göstermek için bir fırsattı benim için, onca tedavimi üstlenen vatanıma da borcumu ödemeden duramazdım. 15 aylık askerliğimden 1 üstün hizmet belgesi, 4 tane de farklı derecelerde takdir belgesi alarak gururla döndüm.”

En büyük arzusunun bir plastik cerrahi kliniğinde hasta bakıcı olarak çalışmak olduğunu dile getiren Acun, “Birçok hastanın bebeklikte, çocuklukta geçirdiği ameliyatı ben yetişkinken geçirdim. Diğer hastalara moral vermek, güç vermek, görünüşlerinin hayatlarını belirlemesine izin vermemelerine yardımcı olmak için çalışmak istiyorum.” şeklinde konuştu.

“DUDAK DAMAĞI YARIĞI EN SIK GÖRÜLEN DOĞUMSAL ANOMALİLER ARASINDA”

Türk Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Zekeriya Tosun da hastalığın sebebinin tam olarak bilinmediğini belirterek, sorunu artıran faktörler arasında akraba evliliği, gebelikte bilinçsiz ilaç-vitamin kullanımı, alkol ve sigara tüketimi ve radyasyonun sayılabileceğini aktardı.

Devletin bu tedavilerin birçoğunu karşıladığı halde tedavi süreci hakkında yeterince bilgi sahibi olmayan ailelerin gecikerek tedaviyi güçleştirdiğini vurgulayan Tosun, şu bilgileri verdi:

“Dudak damak yarığı, en sık görülen doğumsal anomaliler arasında. 1000 bebekten 1’i dudak damak yarığı ile doğuyor. Bu rahatsızlığın tedavisinin çoğunu devlet karşılıyor. Bebeklikten ergenliğe birçok operasyon geçirerek tedavi edilen bu anomalide zamanlama ve birçok disiplinin bir arada çalışması çok kıymetli. Maalesef kırsal kesimde bebeklere yemek yiyebilecek duruma getiren birkaç operasyon yapılıp tedavi bitti sanılabiliyor. Oysa tedavi en önemli aşamalarında yarıda kalmış oluyor. Bu durum ileriki yaşlarda hastayı daha zorluyor ve çocukluk yaşta olanlar kadar iyi sonuçlar elde edilemiyor.”

“TEDAVİYE ERKEN YAŞTA BAŞLANMALI”

Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Figen Özgür hastalığın tedavisinin devlet hastanelerinde plastik cerrahi uzmanlarının moderatörlüğünü yaptığı ortodonti, konuşma terapisti, odyoloji, KBB, anestezi, kadın doğum ve çocuk hekimliğinin çeşitli dalları gibi branşların eş güdümü ile gerçekleştirildiğini aktardı.

Prof. Dr. Özgür, bu alanda aileler ve öğretmenlere büyük sorumluluk düştüğünü aktararak, şunları kaydetti: “Aileler dudak damak yarığı olan çocuklarını erken yaşta tedaviye başlatmalı, bu konuda birbirini suçlamadan bir bütün olarak hareket etmeli. Öğretmenlere ise çok önemli bir iş düşüyor. Okul çağındaki diğer çocukların bu öğrencilere ayrımcı davranmasını engellemelidir. Damak dudak yarıklı ailelerin bir kısmı doğumla beraber yaşadıkları hayal kırıklığı ve çaresizliği atlatamayıp boşanıyor. Halbuki aile desteği çok önemli.”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*