CHP’li Özçağdaş Silivri’deki gençlerin durumu anlattı: Adalet Bakanı buyursun gitsin beni yalanlasın!

5

Cumhuriyet Halk Partisi Milli Eğitim Bakanlığı’ndan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, Gazeteci Nevşin Mengü’nün haber programına katıldı.

Özçağdaş, Ekrem İmamoğlu2nun gözaltına alınmasıyla başlayan protestolarda gözaltına alınan ve tutuklu bulunan gençler ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Silivri Cezaevi’nde tutulu bulunan gençlerin yaşadığı kötü muamelelere ilişkin konuşarak, İçişleri Bakanı ve Emniyet Müdürünü göreve çağırdı.

Özçağdaş şöyle konuştu:

“İstanbul’da 79 tutuklu var 72’si ev hapsinde, 1000’in üzerinde de gözaltı oldu bugüne kadar. Silivri bölümünü anlatırsam kaldıkları yerler çok kalabalık, Adalet Bakanı buyursun gitsin beni yalanlasın. Yerde yatıyor insanlar.

Çağdaş, Nevşin Mengü’nün kendisine yönelttiği, “Bazıları cinayet hükümlüleriyle aynı koğuşta kalıyor iddiaları ve bazılarına ise Bağcılar tipi saç kesimi iddiaları var, gözlemlediniz mi böyle bir şey?” sorusuna şöyle yanıt verdi:

“Saç kesimi konusunda bilgim yok fakat başka koğuşlarda kalan çocukları özellikle ziyaret ettim. Mesela bu tür koğuşlarda olan çocuklarımızdan bir tanesi, sabah 08.00 ile öğlen 12.00 arasında uyuyabiliyor, çünkü koğuşlarda çok fazla insan kaldığı için akşamları yatma şansları yok.

Sancaktepe’den alınanlar var, Sarıgazi’de yürüyüş yapılmış polis eşlik etmiş, ertesi sabah evlerinden alınmışlar, Saraçhane’ye gelmemişler.

Bu sadece özgürlüklerin değil aynı zamanda eğitim hakkının ihlali. Örneğin, 3 yıldır sınava hazırlanmış Mali Müşavirlik sınavına girecek, ALES’e girecek.

Bu gençler, diğer gençlere gözdağı vermek için esir olarak tutuluyorlar.

Gözaltı süreçlerinde çok sorun var, çok ciddi bir darp var, darp raporları var. Bu arada darp raporu almak isteyenlerle birlikte normal şartlarda polisin doktor görüşmesine girmemesi gerekir.

Hepsi dediler ki biz ilk gün korkudan hiçbir şey yapamadık. Çıplak arama yapıldığını iddia edenler var, tacize uğradığını iddia edenler var, gösterseler ben o polisi tanırım diyecek kadar net ifade edenler var, yerlerde sürüklendim, saçlarımı yoldular kafamda şişik var doktoru raporu var diyenler var.

Ve hepsinin söylediği ortak şey ailelerimizin telefonu aldılar ama kimseyi aramadılar diyor öğrenciler.

Polislerin bir kısmının sakin kaldıklarını da gördüm ama İçişleri Bakanına sesleniyorum, hiçbir yetkisi olmadığı halde bu öğrencilere zulmedenler de var. Anayasal haklarını kullanmaya çalışan yurttaşlara son derece kötü muamelede bulunanlar var. İçişleri Bakanı olarak, Emniyet Müdürü olarak onların görevi bunu açığa çıkarmaktır. Öğrenciler ordalar onları dinlerlerse her şeyi anlamak mümkün.

Normal bir hukuk düzeninde hiç tutuklanamamalıydılar, şimdi ilk celsede çıkmaları gerekir.”

Mehmet Şimşek