Altun: Yalan ve iftira siyasetinden beslenenlerin taktiği; bir yalan bul, sürekli bu yalanı tekrar et

Altun, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Yalan ve iftira siyasetinden beslenen, milli iradeye karşı olan tüm odakların yanında saf tutanların taktiği çok basit; çok büyük ve basit bir yalan bul, sürekli bu yalanı tekrar et. Bu zihniyetin yalan ve iftiralarını yüzlerine vurmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Fahrettin Altun’un paylaşımında, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın partisinin TBMM grup toplantısında izlettiği video da yer aldı.

Videoda, kitleleri bir yalana inandırmak isteyenlerin, çok büyük ve basit bir yalanı sürekli tekrar ederek bunu yapabilecekleri belirtiliyor.

“Son yarım yüzyıldır yalan ve çamur siyasetinden beslenen, milli iradeye karşı olan tüm odakların yanında saf tutan CHP zihniyeti mütemadiyen yalanlar üretmeye devam ediyor.” ifadeleri kullanılan videoda, yıllardır siyasi ve toplumsal kaos denemeleri başarısızlıkla sonuçlananların şimdi de yalan ve iftiralarla ekonomik bir kaos çıkarma gayreti içinde oldukları kaydediliyor.

Videoda, “2001 krizine neden olup ülkeyi IMF’ye ve iş birlikçilerine mecbur edenler ‘128 milyar dolar kayboldu’ yalanıyla ekonomik tetikçilik yapmaya başladılar. Merkez Bankasının piyasa koşulları çerçevesinde sıkı denetim ve şeffaf raporlama ilkesi ile çalıştığını, rezervlerin bütçe gibi harcanabilir iktisadi bir varlık olmadığını, güncel işleyiş içerisinde sürekli olarak yer değiştirdiğini bilmelerine rağmen iftira atma yarışına girdiler.” ifadeleri yer alıyor.

CHP İstanbul Milletvekili İlhan Kesici’nin, bir televizyon programındaki “Merkez Bankası bilançoları dünyanın en şeffaf bilançolarıdır.” sözleriyle, “Siz gerçekten kaybolduğuna kani misiniz?” sorusuna verdiği “Kaybolmaz. Bir şey söylersem bizim sorduğumuz soruyu kırmış olurum.” cevabının da paylaşıldığı videoda, “Yaymaya çalıştıkları uydurma iddialarla milletimizin kurumlara yönelik güvenini sarsmaya çalıştılar. Çağımızın belki de en acı fotoğraflarından birini de kendi çirkin propagandalarına alet etmekten asla çekinmediler.” ifadeleri kullanılıyor.

Bugün hedef alınan ekonomi yönetiminin, 2002’de devraldıkları enkazın üzerine 19 yılda sağlam bir yapı kurduğu aktarılan videoda, Merkez Bankasının 18 yıllık döviz rezervleri de paylaşıldı.

Buna göre, 2002’de 27,5 milyar dolar olan Merkez Bankası döviz rezervi, 2005 sonunda ilk kez 50 milyar dolar çıtasını aştı ve 2012 ortasında 100 milyar doları geçti. Kasım 2013’te Gezi provokasyonlarına rağmen 135 milyar dolara yaklaşan döviz rezervi, Ekim 2017’de 117,8 milyar dolar oldu.

Ağustos 2018’de Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’ye ekonomik operasyonları ve kur saldırıları başladı. Döviz rezervi, Eylül 2018’de 84,7 milyar dolar, Şubat 2020’de ekonomi yönetiminin tedbirleriyle 107,7 milyar dolar, Mart 2020’de Kovid-19 kaynaklı uluslararası piyasalardaki şok nedeniyle 92,1 milyar dolar, Şubat 2021’de 95,5 milyar dolar, Nisan 2021’de 89,4 milyar dolar olarak gerçekleşti.

– MERKEZ BANKASI REZERVİNDE KOVİD-19 ETKİSİ

Merkez Bankası rezervinde Kovid-19 etkisinin de paylaşıldığı videoda, bir yılı aşkın süredir devam eden salgın neticesinde tüm dünya ekonomilerinin derinden yara aldığına işaret edildi.

Türkiye’nin gelişen ve büyüyen bir ülke olduğu belirtilerek, salgının ilk şokunun yaşandığı dönemde tüm dünyada olduğu gibi Türkiye piyasalarında da döviz likiditesi sıkışıklığı yaşandığı anlatılan videoda, salgından kaynaklı olağan dışı koşullarda sermaye çıkışındaki artış, doğrudan yatırımların azalması, altın talebinin hızla artması, turizm ve ihracat gibi döviz getiren alanlardaki yavaşlamanın piyasalarda döviz talebini arttırdığı vurgulandı.

Videoda, şunlar kaydedildi:

“Ödemeler dengesinin devamlılığını sağlamak için Merkez Bankası rezervleri piyasanın ihtiyaç ve talepleriyle şekillendirilmiştir, bu döviz satmak değildir. Yaşanan süreçte Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının üretimi destekleyici politikaları, istihdamı, büyümeyi, reel sektörü ve bankacılık sektörümüzü ayakta tutmuştur. Türkiye, Merkez Bankası ve ilgili kamu kurumlarının destekleriyle 2020 yılında G20 ülkeleri arasında büyüyen iki ülkeden biri oldu.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının tek kuruşu kaybolmamış, yatırım, üretim, istihdam ve ihracatı artırıcı sürdürülebilir büyüme için gerekli tüm koşulların oluşması adına finansman imkanına dönüşmüş ve dönüşmeye devam etmektedir. Söz konusu döviz işlemleri işlem platformları üzerinden o günkü piyasa koşulları ve fiyatları çerçevesinde gerçekleşmiştir. Sağlıksız fiyat oluşumunun engellenmesine, döviz piyasalarındaki arz talep ve likidite tesisine katkıda bulunulması amacıyla bu hamleler yapılmıştır.

Siyasi çıkarları için devletin en hayati kurumlarını milletimiz nezdinde itibarsızlaştırmaya çalışan ve en aşağılık yalanları yüzleri kızarmadan söyleyen kötü niyetli müfterilere inat bu ülke büyümeye, üretmeye ve gelişmeye devam edecek.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir